16 Kasım 2010 Salı

Umut

Her gecenin bir sabahı vardır...

Dün gece epeyce zor geçti, kuzumun nefes alıp verişini dinlerken ben yoruldum ki o nasıl acı çekti kim bilir? Saatler gece3ü gösterirken ateşi epeyce yükseldi ve öksürükte artık aralıksızdı. Ağrı kesici vermek zorunda kaldım. Onun etkisiyle sabah 7ye kadar çok derin olmasa da uyudu. Fakat sabah nefes alışverişi daha da zorlaşmıştı ve çare doktorun yazdığı kortizonlu ilacı vermekti.Ama aklımızın bir tarafında da yine hastaneye yatmak zorunda kalabiliriz gibi düşünceler uçuşuyordu.İlacı hava yoluyla saat 9:30 gibi verdikten sonra saat 11 doğru sanki göğsündeki çökme biraz azaldı, yemek yemek istemedi, sadece bir muz yiyip öğlen 1 gibi uyudu ama sadece 1 saat kadar çünkü öksürük gene daralttı ve uyandı.  Uyandığında rüyasında ne gördüyse artık :     'Anne roketimi makinede yıkama lütfen' dedi.

Sonrasında 2-3 yap-boz, bolca çizgi film simişariki (sevimli rus yuvarlak hayvanlar ), sonra bir kaç dergi okuma seansı.... Eve babamız geldiğinde ise sabaha nazaran bomba gibiydik.... işte bizim neşemiz, günümüzün ışığı, evimizin aydınlığı ve UMUDUMUZ babamız!!!

O geldiğinde onun da benim de tüm ağrı ve sızılarımız azalıyor...

Ben bunları yazarken baba-oğul koyun koyuna yatıyorlar :)
OLMAYA DEVLET CİHANDA BİR NEFES SIHHAT GİBİ... bugün de rahat nefes alabiliyorum diye şükretmeyi unutmayın!

2 yorum:

tarcinmoscow dedi ki...

Çok geçmiş olsun tatlım, umarım biran önce oğluşun sağlığına kavuşur. Çocuklar hasta olacağına biz olsak diyorum ben hep, kıyamam tatlıya :(

sunny_smiley dedi ki...

dostum, smeshariki olmasin o?