24 Haziran 2010 Perşembe

Ali'me

Bugün emeğinin ve alınterinin sonucunu alan kardeşimin hayatının en mutlu günü :)) Yanında olamadım ama o biliyor ki biz uzakta yan yanayız...Canımın yarısı sen de ben de biliyoruz ki bilgi ve insanlıktır kalıcı olan, verilen sadece kağıt parçası....Seninle ne kadar gurur duysam azdır ama aldığın diploma için değil adam gibi adam olduğun için!!!

Çok şey paylaşmadık hep uzun uzun sessizlikler vardı! Birlikte yaşadık ama anlamadık, gördük ama konuşmadık, anladık ama anlatamadık, sevdik ama sarılmadık, ağladık ama içimize akıttık....

Seni öyle özledim ki....

9 Haziran 2010 Çarşamba

Kek

Bugün kek yapalım cümlesini kurduğunuzda sabah erken bir saattir ve siz daha yüzünüzü yıkıyorsunuzdur, ancak küçük yamağınız çoktan masaya gerekli tüm malzemeleri çıkarmış sizi bekliyordur. İlk resme bakıp sankın yamağın yumurtayı unuttuğunu zannetmeyin şeker kavanozunun arkasındadır ahanada kanıtı bakınız 2. resim :)





Maceralarımız devam edecek bizi izlemey devam edin!!

8 Haziran 2010 Salı

Bal Kabak Parkta -II-

Arabalar, dıgın dıgın diye gidiyor, daha silah kelimesini bilmediği için çocuklarda gördüğü silahlara 'Anne bak onun tıhışı var!' diyor. Kaplumbağanın egecesi kapbunga!!!






7 Haziran 2010 Pazartesi

6 Haziran 2010 Pazar

Rusya'da neleri sevmiyorum?

  1. Bio tuvaletlerini, (telefon kulübesi gibi yerler ve kadın-erkek ayrımı yok)
  2. Daracık daracık evlerini, (mesela bizim ev 2 oda -bir salonu yok sadece 2 oda- bir ev ve toplam 42 m2)
  3. Fahiş sayılabilecek kadar yüksek kiralarını, (burada yüzüne bakmayacağınız evlere(orta halli) vereceğiniz kiralarla Ankara,İstanbul gibi şehirlerde çok iyi semtlerde oturabilirsiniz)
  4. Apartmanlarının pis oluşunu ve hatta asansörlerinin dahi sidik kokmasını,
  5. Yerlere tüküren ve hatta sümküren erkeklerini,
  6. Sigara içme oranının yüksek olmasını,
  7. İçki içmenin neredeyse günlük rutinlerden biri olmasını ve hemen hemen her yerde içmeye izin verilmesini,
  8. Biranın sütten ucuz olmasını,
  9. Yazın güneşe doyamadan kışın gelmesini,
  10. Yaz boyunca gece 11lere kadar karanlık çökmemesini, (beyaz geceler)
  11. Sebze ve meyve yönünden kıtlığı,
  12. Hizmet sektöründe çalışanların asık suratlarını ve kaba saba davranışlarını,
  13. Genel olarak kibar olmayan insanlarını,
  14. İngilizce dahi bilmeyen doktorlarını ve suratsız moruk hemşirelerini,
  15. Yeme, içme, restoran, pastane, büfe gibi hizmetlerin pahalı olmasını,
  16. Bürokrasinin hantallığını, (oğluma yurt dışı pasaportu alacağız, başvurduktan 1 aysonra veriyorlar)
  17. Rusça'nın yumuşatma sesini (ь) ve vurgularını,

17 Mayıs 2010 Pazartesi

Dım tıs dım tıs

Sevgili kardeşim Ali,
Biz çok iyiyiz! Hastalık filan yok sen merak etme, dağ bayır dolaşmaktan ağzımız açık kalıyor o kadar... Gördüğün gibi hasta değil bahar sarhoşuyuz!!












20 Nisan 2010 Salı

Rusya'da neleri seviyorum?

1. Eşim, annesi, ablası ve yeğenlerini,

2. Her apartman arasında mutlaka var olan parkları ve parkların olmazsa olmazı kum havuzlarını,

3. Tren ve metroyla ulaşımı kolaylığını,
Buyurun metro haritası:


4. Her biri ayrı güzel adeta müze gibi olan metro istasyonlarını,


5. Alt geçitlerde, metro istasyonlarında, trenlerde kulaklarınızı bayram ettiren melodilerin olmasını,
Bir de şu yazıya bakın... okuyunca çok üzülmüştüm, hele de son paragraf çok acı bir gerçek!

6. Parkların hektarlarca alanda gez gez bitmeyen alanlar olmasını,

7. Baharda parklardaki çiçek şölenini,

8. Ormanların varlığı ve baharla birlikte canlanan doğanın yeşilini,

9. Ormandan toplanan mantar, yaban mersini, böğürtlen, ahududu, yalancı iğde ve daha bir çok şeyin pazarda sana yaşlı babuşkalar ve deduşkalar tarafından satılmasını (istersen sen de gidip toplayabilirsin tabii :)),

10. Apartman sakinlerinin çevre düzenlemesi yapmak ve sokakta oynayan çocuklara hayatı zehir etmek gibi bir hobilerinin olmamasını,

11. Her çocuğun kar ve getirdikleriyle doyasıya kışın tadını çıkarmasını ve eve tıkılıp kalmamasını,

12. Süper barışçıl çizgi filmlerini,

14. Çok lezzetli kefirlerini,
Hatta ben artık kefirle cacık yapıp yiyorum, çok güzel oluyor!! sarımsaksız...

15. Kadınların hayatın her alanda var olmalarını,

16. 8 Mart'ın en büyük bayramlardan biri olmasını(resmi tatil),
Feministlik yapmaya gerek kalmayan bir yer burası çünkü kadın gibi kadın olman için her türlü imkan var :)

17. Ne giyersen giy, ne yaparsan yap asla rahatsız eden bakışlara maruz kalınmamasını,

18. Okulların açılma tarihinin hiç değişmeden hep "1 Eylül"(Bilgi Günü) olmasını, okulların sabah 8de başlayıp öğlen 1de bitmesini,

19. Devlet okullarının hala iyi eğitim veren ve halkın çoğunun(%80) gönderdiği eğitim yuvaları olmasını,

20. Okula servisle gitmek kavramının Türkiye'deki gibi yaygın olmamasını ve bu nedenle kör şafakla trafik işkencesiyle karşılaşmamalarını,
Mahalledeki okula yürüyerek giden veletleri seyretmek çok güzel (inşallah bizimki de karışacak bir gün onlara), bir de ilginç olan şu ki burada okulların ve hastanelerin adı yok numaraları var: 9 nolu okul, 5 nolu hastane gibi...

Bunlar sevdiklerim ahanda bir kaç gün içinde sevmediklerimi yazacağım, tabii her şey güllük gülistanlık değil di mi?

Görseller bazılarını buradan aldım tık, bir kaçı da kendi arşivimden :)

13 Nisan 2010 Salı

Faaliyetteyiz...

MTKO Çocuk Klübündeyiz ve özellikle ben bu işten çok keyif almaya başladım. Bu dönem kapanmak üzere ama sene umutlarımız ve çabalarımız var :) Ufukta yeni arkadaşlıklar ve çalışmalar gözüküyor. Elveda geçen zor günler merhaba yeni ufuklar...

Bir de bal kabağının gülümsemesi yok mu, alır beni benden!

Anne: Neden babanla bağırarak konuşuyorsun oğlum?
Bal kabağı: ......... yapmama izin veymedi o yüzden taytışıyoyum, babamla taytışıyoyum