2 Ocak 2012 Pazartesi

Huzur Var

Yeni bir yılla yeniden MERHABA... Her yıl dilekler tekrarlanır, umutlanılır, hazırlanılır ama aslında yılın rakamı değişirken bir gecede değişen hiç bir şey yoktur!! Türkiye'de çok bir şey ifade etmeyen yılbaşı kutlaması buraya geldiğimden beri çok farklı! Neden mi çünkü burada yeni yılla başlayan 10 günlük bir tatil var ve ben aslında yeni yılı değil bu tatili bekliyorum. 

Benim için özellikle kutlamaları fazlaca abartmak, her şeyi sadece görüntü itibariyle güzel kılmak çok saçma... Samimi ve özenli olması yeterli. Buradaki kutlama ve alışveriş çılgınlığına kendimizi kaptırmadan, kendi çapımızda 2012'ye merhaba dedik.

Önce kutlamalar okulda başladı, çok alışık olmadığım ritüellere olabildiğince ayak uydurmaya çalışıyorum. Babaanne ve haladan yardım alıyorum. Mesela kostüm Artur'dan, ezberlediğimiz şiiri de babaanne arayıp buldu.


 Çam ağacının konulduğu ilk gün bomboştu ve son güne kadar okulda yapılan tüm elişi çalışmaları ve çocukların evlerden getirdikleri süslerle rengarenk oldu.



 
Yılbaşına yakın zamanda bize gelen süper babaannemizin bize bir de süprizi vardı:


Neredeyse 6 senedir yani buraya geldiğimden beri yemedim oysaki fırında, haşlanmış, şekeri, pastası her şeyini severim kestanenin... Rusçası da : каштан (Kaştan) Anlayacağınız babaannemiz yine süper babaanne olduğunu bir kez daha gösterdi.

Yılbaşı günü tüm aile toplanmadan Ege'yle hediye işini halledik ve bu iş ikimizin de hoşuna gitti.






Sakin, huzurlu ve eğlenceli bir gece geçirdik. Tek sıkıntımız, Ege'nin sabahtan akşama kadar дед мороз (ded moroz - Ayaz Dede) ne zaman gelecek diye sorması oldu! 

Ayın 9una kadar evde eşimle birlikte olmanın ve sabahları yataktan Ege'nin  kikirdemeleriyle kalkmanın keyfini çıkaracağım.

Herkese sevdikleriyle geçirecekleri huzur ve umut dolu nice yıllar dilerim!

1 yorum:

CenOwaR dedi ki...

Mutlu yıllar Benaycım. Gerçekten burda yılbaşı bir koşturmaca halinde geçiyor. Bu sene abimler, annemler biz de toplandık. Toprak 23.00 gibi uyudu. Doruk da Toprak uyuduktan sonra yaramazlık yaptı ve kaloriferin üzerindeki suları koltuğun üzerine döktü. 23.30 gibi annemler, abimler de gitti. Kısacası, gece olmadan misafirlerimiz gitti. Toprak bıcır bıcır konuşuyor. Çok tatlı...