17 Şubat 2012 Cuma

Tramvayda

Yakın zamanda bir tramvay yolculuğu sırasında,
En öndeki tramvay arıza yapınca 4 tane tramvay arka arkaya dizildi ve her sokakta kırmızı ışığa denk gelince bekleme süremiz epeyce uzadı. Dışarısı -25lerdeyken alttan ısıtmalı koltukta oturan ben ve bütün ulaşım araçlarına hayran olan oğlumla, lak lak ediyorduk. 
Birden arka taraflardan hikaye anlatma edasıyla konuşan bir babuşka (nine), herkesin duyabileceği şekilde bir şeyler konuşuyordu. Ne dediğini anlamaya çalışırken hemen yan koltuktaki 40lı yaşlarındaki bayan yüksek perdeden sesiyle konuşmaya başlayınca konu anlaşıldı. Babuşka, Sovyetler yani komünizm zamanında her şeyin daha iyi ve kaliteli olduğunu, şimdi ise hayatın ne kadar zor ve çekilmez olduğunu anlatıyordu. 40lı yaşlardaki kadın çemkiren sesiyle:
-Neresi güzeldi, iyiydi? Hayat sadece karnelerden ibaretti deyiverdi.


Бабушка и внучка (Babuşka i vunuçka) Mohov M.A

Bunu söylemesiyle o soğukta, ayazda tipide, elindeki bastona, adımlarının ahesteliğine bakmadan dolaşan ve o an o tramvayın içinde bulunan tüm babuşkalar hep bir ağızdan konuşmaya başladılar:
-Aldığın ekmeğin ne olduğu belliydi ve tadı vardı.
-Herkesin bir işi vardı.
-Çok çeşit yoktu ama aldıkların dayanıklıydı.
-Az parayla yaşıyordun.
ve buna benzer cümleler uçuştu. 40lı yaşlardaki kadın kanının son damlasına kadar şu an mevcut durumun güzelliğini savundu. 
-Şimdi de alırsan kalitelisi var. 5-6 yıl dayanan cinsinden
-Kuyruklarda beklemeyi özlüyorsunuz herhalde...
-Boş marketleri dolaşmayı, bir çizme almak için yazılıp bir ay sonrasında çizmenizin gelmesini beklemeyi özlediniz sanırım....
Neyse yol açıldı, kırmızı ışıktan geçildi ama konu hararetlendikçe hararetlendi. Hatta yeni binen yolcular da  (sanırım aşina oldukları) bu duruma gülümseyerek baktılar.
Oysa bu benim için çok yabancı bir tartışmaydı ve ben ilk kez tanık olduğum bu duruma hayretle gülümseyerek indim tramvaydan... 


Aklımda ise: 


1.Gerçekten insan yaşlandıkça yani kendisi yıpranıp eskiyince dünyayı da yıpranıp eskiyor mu zannediyor? Ve bu sebepten hep geçmişin (yani kendisinin taze,diri olduğu zamanın) daha güzel ve yaşanası olduğunu düşünüyor?


2. SSCB'de yaşamış olsaydım acaba bu tartışmada ben, hangi tarafta olurdum?


3. Göreceli ve parası olana bolluk mu? Herkese sadece hayatta kalacak kadar mı?


4. Halk komün bir hayat yaşarken 'yağ tulumu partililer' dedikleri nasıl bir hayat yaşıyordu acaba?


sorularla hayatın akışına ve Sema'nın güzel Karadeniz yemeklerine daldım :)

Hiç yorum yok: